Skip navigation

Category Archives: Zilini çaldır sana kim olduğunu söyliyim.

Geçenlerde gazetede okudum. İngilizce’de yeni bir kelime türetilmiş: ‘Ringxiety’. Türkçesini okursak: Ringziyete. Anlamını da yazayım:1. Bir cep telefonu çaldığında ve kimin olduğu Masada otururken bir şekilde masaya çarpınca titreşimdeki telefonun çaldığını zannetmek de bu tanıma eklenebilir. Sokakta yürürken koca çantasını alıp kulağına dayanan insanlar görürseniz bilin ki, onlar da ucundan köşesinden ringziyete mağduru. (Ha tabi sürekli özel birinden telefon bekleme durumunuz da söz konusuysa daha bir zilziyete ruh haline bürünebilirsiniz. Durun telefon çalıyor galiba, evet o arıyor galiba, tüh beee ses televizyondan geliyormuş meğersem demek genelde insanın bünyesinde ağır tahribata yol açabiliyor.) Aslında cep telefonlarının gelişmesiyle bu rahatsızlık tamamen ortadan kalkmasa da azalabilir. İlk zamanlarda cep telefonlarının zil sesleri birbirine benzediği için herkes her çalan telefonu kendisine zannediyordu. Zil sesleri çok standarttı. Ama artık zil sesleri de öyle bir alıp başını gitti ki, artık herkesin özel bir melodisi var desem çok da abartmış olmam herhalde. Şarkılar, türküler, dizi müzikleri, ağlamalar, gülmeler… Hepsi ayrı telden çalıyor hakikaten. Resmen bana zil sesini söyle sana kim olduğunu söyleyeyim gibi bir durum söz konusu. Her şeyde standart olmamak için kendini yırtan ben, hayret bu konuda çok standartım. Telefonumda kulağa hoş gelen öylesine bir melodi seçtim takılıyorum. Fakat istemeyerek de olsa kulak misafiri olarak bir sürü yeni zil sesiyle de tanışmadım değil. İstiklal Marşı mı dersiniz, horon havaları mı, rock müzik parçaları mı, yoksa dizi müzikleri mi?Mesela telefonu İstiklal Marşı olarak çalan birinin milliyetçi olduğu aşikar. Horon havası çalanın Karadenizli, rock çalanın genç ya da kendini genç hisseden biri olduğunu da rahatlıkla anlayabiliriz. Bu zil sesleriyle içimizdeki gizli duygu ve düşünceleri de dışarı vuruyor olabiliriz… Aman biz de insanoğlu artık kendimizi neyle ifade edeceğimizi şaşırdık, bunca yıl sanki cep telefonlarının zillerini beklemişiz sanki kendimizi anlatacak.
Reklamlar