Skip navigation

Category Archives: tv.programları

Ben şimdiden haber vereyim de içim de kalmasın. Digitürk ‘ te bu ay yani 17 Nisan’ da Barcelona ( Vicky Christina Barcelona) ve 24 Nisan ‘ da ise Sex And The City filmleri gösterilecekmiş. Benden söylemesi:))

Reklamlar

Birkaç gündür evdeyim ya… Hasta olduğum için evden dışarı çıkamadığımdan sonunda tv. seyretmeye yenik düşmüş durumdayım. Derya’ lı Günler, Yemekteyiz vee Esra Erol’ la İzdivaç… Deryalı Günler neyse de Yemekteyiz ve Esra’ yla ( bu arada Esra tatlı ve doğal) İzdivaç’ ı seyrederken buldum kendimi… Yemek programında yarışmacılar yemeklerini hazırlarken kendilerince hep süperler ve kendilerini durmadan övme halindeler ama hep alınan eleştiri bombardımanı yani. Ama bir gerçek var ki ister istemez programı seyrederken insan kendini kaptırıyor… Aaa çöpü elledi elini yıkamadı, mutfak beziyle yeri sildi, yemeğin tadına baktığı kaşığı yine kullandı, sebzeleri yere koydu, tatlıyı parmakladı şeklinde…böyle yani. Yemekteyiz programını devamlı seyreden bir arkadaşım, geçenlerde yemeğe gittiği arkadaşında yemekleri yerken aynı programdaki yarışmacılar gibi düşünmekten kendini alamamış. Çorbası soğuktu, salata da güzel olmamış gibi…yani çok sinir bi şey, bu tarz programları fazla seyretmemek lazım valla. Esra Erol ‘la izdivaçta ise 22- 28 yaşlarında çoğu gencin de katılması şaşırtıcı… Yani bu gençler evlenmek için bu programa mı kaldı diye düşündüm ister istemez. Buraya katılanların gelir durumları belli, ama kızlar beğenmiyor. Çok zengin adam oraya çıkar mı, ya emekli yada belli bir maaşla çalışan insanlar. Hele 50 küsür yaşındaki kadının 60 yaşını geçmiş adama şiirden hoşlanırmısın, bana elinde çiçekle gelicen mi diye elinde listeyle soru yağmuruna tutması komik oluyor yani. Ben romantikliğe karşı değilim ama o yaşta aşık olup, karşındakinden romantik hareketler beklemek saçmalık bana göre. Yani belli bir yaşa gelmiş insanların o saatten sonra elele , gözgöze olacak halleri yok.. olsa olsa birbirlerine bir can yoldaşı olurlar o kadar yani… Kısacası bana darallar geldi, yetti de arttı bile …