Skip navigation

Category Archives: sokak

Şimdi sakın İzmit’ teki çiçekçiler darılmasın, kırılmasın. Hatta aralarında beni okuyanlar da var, o yüzden yazmaya tereddüt ettim ama sonra düşündüm ki benim olaya bakış açım farklı. Bana kırılmazlar:) Geçtiğimiz dönemde sık sık gittiğim ve tabii ki gelecek dönemde çok sık ziyaret edeceğim, bir buket kapıp gitmem gereken bir yer var benim. O yüzden İzmit’te gözüm hep sokak çiçekçilerini aradı. Çünkü dükkanda yapılan çiçekler evet güzel, hatta aşırı güzel. Ne bileyim dükkandakiler bana çelenkleri, gelin çiçeklerini, söz çiçeklerini, şaşaayı çağrıştırıyor. Dolayısıyla benim kafamdaki buketi kap git konseptiyle pek örtüşmüyor. Evet dükkanlarda da var bunlardan ama ne bileyim içime sinmiyor. Niyetim bu gittiğim yere ucuz şey almak değil, daha çok kır çiçeği misali, çok süslü olmayan, olabildiğince yalın bir şeyler götürmek. Kaptım ve buraya geldim hissiyatı… Bunun için her seferinde sokak çiçekçilerini aradım ama bir türlü bulamadım. Aldığım istihbarata göre belediye hepsine yol vermiş. Yanlışsam düzeltin, bildiğiniz bir yerleri varsa bana da söyleyin:) Ama ne bileyim dükkanlar da olsun ama sokaktakiler de olsun. Onlar biraz daha yaşam katmıyor mu sokaklara? Örneğin İstanbul’da bir sürü köşebaşında varlar. Her an ulaşabilirsiniz. Bulundukları köşeye resmen renk katıyorlar. Aaa bari eve giderken alayım bir çiçek dedirtiyorlar. İnsana çiçek almayı hatırlatıyorlar. Söyledikleri fiyattan tatlı sert pazarlık da yapıyorsunuz. Tam Türk işi, her yerde görülmeyecek cinsten. Çok sık müşterisi de olursanız sizi de, sevdiğiniz çiçekleri de öğreniyorlar. En basit şekliyle müşteri ilişkileri yönetimi. Aaa bu abla frezya sever, her hafta bir buket alır diye yazıyor aklına. Bir sonraki hafta siz önünüzden geçerken “Abla bak bu haftaki frezyalarım çok taze” diyor. Hoop sizi tavladı bile. Ben mesela seyyar manavlara da bayılıyorum. Pazara çıkacak lüksünüz yoksa ve market kölesiyseniz benim gibi, imdada bu seyyarcılar yetişiyor. İnanın meyvenin en kalitelisi onlar da. Bu kış yediğim en şahane portakal mesela, sokaktan aldığımdı, öyle söyleyeyim. Herşeyin teknolojiye döküldüğü, hayatı kolaylaştırmak adına herşeyin standartlaştığı, iyice uzaylılaştığımız bu zamanlarda bu sokak alışverişleri benim daha çok hoşuma gidiyor, bana Türk olduğumu hatırlatıyor.Yoksa nerede bulacaksınız sokakta domates, taze domates diye hoporlörle sokakları gezen ufak kamyonetleri, sadece Türkiye’de, biz de tadını çıkartalım…
Reklamlar