Skip navigation

Category Archives: kocamgil kapat şu alarmı…

Her sabah yataktan sürünerek kalktığım yetmiyormuş gibi, şimdi de loş sabahların ağırlığı çöktü üzerime. İstersem akşam dokuzda yatayım, sabah yine uyanamıyorum, yine uyanamıyorum. Erken yatmakla da pek alakası yok sanırım, bir şekilde kaliteli uyku dedikleri şeyin nasıl becerilebileceğini öğrenmek lazım. Her sabah çok da erken kalkmamı gerektirmeyecek kadar rahat bir iş yaptığımı hayal ediyorum. Bilmem 40 kere hayal etsem olur mu ama, şimdiden 40 bin kere düşündüğümü tahmin edersiniz herhalde. Pek tabii bu erken kalkma derdinden tek muzdarip olan ben değilim. Ama benden daha iddialıları ve bu işi hırs haline getirenleri de varmış. Danimarka’ da bu konuda ufak çaplı bir isyan çıkmış diyebiliriz. Üstelik ülkenin aileden sorumlu bakanı da buna destek vermiş ve ” Hayatımız bir çalar saatle kontrol edilmezse daha iyi bir yaşamımız olur ” demiş. Yani arkaları biraz kuvvetli. Üstelik bu isyan grubu kendilerine ‘ B Toplumu ’ adını vermişler. Artık ne eylemi yaptılar bilmiyorum, inanması zor ama gerçek, bir şekilde başarıya ulaşmışlar. Örneğin kimi şirketler, erken kalkmakta zorlananlar için öğle saatlerinde başlayan mesai uygulamasına geçmişler. Kopenhag’ daki bir okul da, erken uyanamayan ” uykucu ” öğrenciler için dersleri 10.00′ da başlatma kararı almış. Koskoca şirketleri ve okulları böyle bir karar almaya nasıl ikna etti acaba bu B toplumu? Şirket çalışanı olanlar gün ortasında uyku tulumunu alıp ofisin bir kenarına mı kıvrıldılar, ya da toplantının ortasında ‘ Kusura bakmayın, ben bir kestirip geliyorum’ mu dediler? Öğrenciler de, sınavın ortasında horul horul uyumaya mı başladılar? Her ne yaptılarsa bir zafer kazandıkları kesin. Biz de gelecekte böyle bir zafere imza atabilir miyiz, ne dersiniz ?:) Bknz : Alis’ in bu konuyla ilgili yazısı.
Reklamlar