Skip navigation

Category Archives: kim

Çevresi geniş olmak ne demektir? Başka birisinden 3-5 insan daha fazla tanımak çevresi geniş mi olmaktır? Aslında hepimizin çevresi çok dar. Kısıtlı bir ortamda yaşıyoruz. Kendimiz gibi insanlarla birlikteyiz. Yaklaşık olarak aynı maddi düzeye sahip, aynı mekanlara birlikte çok rahat girip çıkabilen, benzer aile özellikleri olan, benzer okulları bitirmiş insanlarla vakit geçiriyoruz. Farklı insanların, farklı yaşamların olmasının üzerinde kim çok fazla duruyor ki? En fazla haberlerde, bir kaç farklı hayat izliyoruz hepsi bu. Ben farklı farklı yaşamların ve insanların olduğunu, başka dört duvarlar arasında bir sürü şeylerin olup bittiğini farklı bir şehire gidince anlıyorum. Kendi yaşadığım yerde anlamıyorum, sanki benim şehrim ben ve tanıdıklarımdan ibaretmiş gibi geliyor. Oysa hiç bilmediğim bir şehrin caddelerinden geçerken hiç görmediğim suratları, apartmanları görüyorum. Kiminin perdesi açık, kiminin kapalı. Bazıları televizyon izliyor belli ki, kimi de ışığını hafif söndürmüş. Bazı insanlar var göçebe hayatı sürüyor, çadırlarda yaşıyorlar. Buralarda yaşayanların hiç birini tanımıyorsunuz, büyük ihtimalle de hiç bir zaman tanımayacaksınız. Ama belki aynı ülkede aynı problemleri yaşadığınız için, ya da aynı popüler programları izlediğiniz için, sevgi, nefret, arkadaşlık gibi insanların ortak paydasındaki duyguları benzer yaşadığınız için, aslında az buçuk birbirinizi tanıyor da olabilirsiniz. Yani hepimiz, tanımadığımız ve tanımayacağımız milyonlarca insanla tanışıyoruz aslında. Çünkü genel olarak aynı şeylere gülüyor, aynı şeylere sinirleniyor, aynı şeylere üzülüyoruz. Tek fark yaşadığımız şehir, içinde bulunduğumuz ortam ve hayat şartlarımız. Bir dairede yanan ışıkla tanışıyoruz belki. O aile ışığını yakmış oluyor, sizin gözünüz de yoldan geçerken o ışığa takılıyor, kimler yaşıyor ki burada diye düşünüyorsunuz. Bir bakıma tanışmış oluyorsunuz.Peki bu yazıyı ben niye yazdım? Bilmem ki, hep kafama takılırdı bu konu. Başka bir şehrin yollarından geçerken hep gözüm takılır başka evlere, insanlara. Biraz garip, yok yok oldukça garip bir düşünce belki ama ne yapayım. Yazdım rahatladım:)
Reklamlar

İnsan hayatından biraz memnundur, biraz da değil. Bazen bir başkasına özenirsiniz ve onun yerinde olmak istersiniz, bazen de tam aksine sizden daha kötü durumda olan birini görüp halinize şükredersiniz. Ben de merak ediyorum, ben ben olmasaydım kim olmak isterdim diye. Ama cevabı yok, çünkü kendim olmamak nasıl olur hiç bir fikrim yok. Olmadığım gibi biri olduğumu hayal edemiyorum bir türlü. Hatta bu yazıyı da öyle yazacaktım. Her paragrafta olmadığım biri gibi olduğumu hayal edip şöyle olurdum böyle olurdum diye fikir yürütecektim. Yazdım yazdım sildim. Yok mümkün değil olmuyor. Ne hissetmediğim şeyleri hissediyormuş gibi yapabiliyorum ne de olmadığım şeyleri öyleymişim gibi. Ama bu tabii ki benden farklı olan insanlar da nasıl yaşar konusunun aklımı kurcalamadığı anlamına gelmez. Çarşaflı biri olmak mesela. Yaz sıcağında kapkara giyinmiş genç kızlar. Niye böyleler diye tartışacak değilim. Herkes tercih ettiği gibi olabilir, kime ne. Fakat hiç mi terlemezler? Temiz havayla tek temasının iki gözünün olması nasıl bir şeydir? Bu insanlar ne yer, ne içer, ne dinler? Aşık olunca hangi şarkıda ağlar, televizyonda hangi diziyi kahkaha atarak izler? Onlar da üzgün olunca çikolata komasına mı girerler? Kızınca nasıl tepki verirler ailelerine? Şarkıcı ya da oyunculardan kimlere hayran hayran bakarlar? Bir de erkek versiyonları var. Cüppe giyerler, değişik sakalları vardır. Kızlar için ne düşünürler mesela? Sevgilileri var mıdır? Varsa nasıl davranırlar? Sabah uyandıklarında ilk kim akıllarına gelir? Canları sıkılınca ne yaparlar? Ne tip kitaplar okurlar? En çok neye gülerler? Punkçı kızlar var bir de mesela… Simsiyah ya da kıpkırmızı saçları, biraz kirli kıyafetleriyle farklı bir imaj çiziyorlar. Hiç kendilerini sarı ya da kahverengi bir saçla hayal ediyorlar mı? Bana gürültülü gelen müzikleri keyif içinde dinlerken akıllarından neler geçer? Onlar da bu şarkılarla mı ağlarlar? Ev kızları var bir de. Okumamış ya da şu ya da bu şekilde okuma hakkı ellerinden alınmış olanlar. Hayalleri neler, bir günleri nasıl geçiyor? Bir günlerini daha faydalı bir hale getirmek için ne yapmak istiyorlar? Bu liste böyle uzar gider… Etrafta ben gibi olmayan o kadar değişik insan var ki, hangi birinden bahsedebilirim ki? Ben en uç örnekleri verdim sadece, en çok merak ettiklerimi. Hoş bazen kendimle de ilgili keşfetmediğim bir kaç nokta kaldığını düşünüyorum ya neyse, bu da başka günün konusu olsun…