Skip navigation

Category Archives: karar arifesi veee karar

Başınıza güzel bir şeylerin gelmesini istiyorsanız, bunu gerçekten de istiyor olmalısınız. Yoksa sürekli mızmızlanarak, şikayet ederek ama hiçbir şey yapmayarak hayat geçmez. Bir şeyler yapmak demek her zaman eylemde bulunmak da değil aslında. En azından başlangıç olarak kafanızda hayatınızı güzelleştirmeye yönelik düşünce çalışmalarına başladığınızda, bir de bakmışsınız hiç ummadığınız bir yerde, ummadığınız, sürpriz olayların içindesiniz. Canınız mı sıkılıyor, çözüm kendinizi sokağa atmak değil. Ya da işinizden memnun mu değilsiniz, çözüm işten kaytarmak değil. Sevgilinizle mutlu mu değilsiniz, nasıl olursa düzelir diye ummakla da olmaz. Zahmet edip kararlar alacaksınız. Acı verse de bir süre, tünelin ucunda bir ışık olduğunu hem umarak devam etmek lazım. Kendiniz için dua edeceksiniz öncelikle. Ama öyle para, pul, iş, güç, aşk, meşk için değil. Akıl fikir için. İnsanda akıl fikir olunca hepsi oluyor zaten. Mesela belki aklınız başına gelince işinizi çok sevdiğinizi anlıyorsunuz. Tam tersi de geçerli. Ama artık ne yapacağınızı bilir bir şekilde hareket ediyorsunuz. Ayrılıyorsunuz veya daha hırsla çalışıyorsunuz.Ya da hiç mutlu olmadığınız bir ilişkiyi sürdürmenin anlamsızlığını fark ediyorsunuz birden. İki taraf için de boşuna oyalanma olduğunu düşünüp dostça bitiriyorsunuz. Kimbilir çok yakınınızda, bilmediğiniz bir köşe başında normalde hayatınızla keskel alaka olan biri karşınıza çıkacak… Nereden nereye diye sorup kendi kendinize şaşıracaksınız. Ama tüm bunların olması ve sizin için dua edenlerin dualarının boşuna çıkmaması için öncelikle dış dünyayla kurduğunuz ve mutsuz olduğunuzu belli etmemek adına ördüğünüz inkar duvarlarını yıkacaksınız. O duvarlar yıkıldığı anda herkesin sizin adınıza dilediği iyi dilekler o kadar çabuk, koştura koştura geliyor ki, birden ne olduğunu bile anlamıyorsunuz. Bunu okuyup ben hayatımdan çok memnunum diyenleriniz varsa, sizin adınıza sevinirim . Ama önce bir zahmet kalkıp bir aynaya bakın. Gözlerinizin içi gülmüyorsa, gözlerinizdeki ışıktan yine kendi gözleriniz kamaşmıyorsa bırakın inkarı da kendi adınıza harekete geçin artık. Siz kıpırdanmadıkça değil en sevenlerinizinki, en ala ermişlerin bile sizin için diledikleri kabul olmaz.
Reklamlar