Skip navigation

Category Archives: Kafamın köşesindekiler.doğa çevre duyarlılık

Ray Caesar:

Sözünü ettiğim, takıntı yaratan makalenin konusu bilinen adıyla “Vücut Yükü”. Aynı zamanda bir anne ve hem de bir yazar olan İngiliz, hem kendine hem de 1 yaşındaki çocuğuna araştırma amaçlı, vücutta biriken toksik kimyasallar için bazı tahliller yaptırmış ve sonuçları bir makale halinde yayımlamış. Sonuçlar 1 yaşındaki çocuğun 30 yaşlarındaki annesinden çok daha fazla zehirle yüklü olduğunu gösteriyor. Ortaya çıkan tablo gerçekten ürkütücü… bulabilseydim çarpıcı rakamları bir bir kopya edecektim buraya. Fakat o kaynağı bulamayınca başka kaynaklardan yararlanarak bu konuyu paylaşmak istedim”

“Vücut Yükü” adına karşın fazla kilolarla ilgili değil, bu yalnızca etkileriyle farkedilen bir yük. Çevremizde doğal ya da insan eliyle oluşan toksik (zehirli) kimyasallar biz soluk alıp verirken, yiyip içerken, hatta bazen de cildimizden süzülerek vücutlarımıza giriyor, hatta hamile kadınlarda plasenta aracılığıyla fetüse dahi ulaşıyor.

İşte “Vücut Yükü” belli bir zamanda vücudumuzda birikmiş olarak bulunan bütün bu kimyasalların toplam değerini veriyor.
Araştırmalarda çoğunlukla belirli bir kimyasalın ne kadar birikmiş olduğuna bakılıyor, örneğin kurşun, civa veya dioksin. Aslında mükemmel tasarlanmış bedenimiz bazı kimyasalları veya onların yan ürünlerini belli bir zaman dilimi içinde atabiliyor, örneğin arsenik. Agatha Christie’nin romanlarında malum nedenle sık sık yer verdiği bu zehirin düşük dozları vücut tarafından 72 saat içinde atılarak, organizma temizleniyor, tabii ısrarlı bir biçimde maruz kalınmadığı takdirde. Ancak diğer kimyasallardan kurtulmak o kadar da kolay değil. Bazıları kanda, yağ dokularında, spermada, kas, kemik, beyin dokularında veya diğer organlarda yıllarca kalabiliyor. Örneğin DDT gibi klorinli böcek öldürücülerin vücutta 50 yıl kaldığı saptanmış. Amerika’da yaklaşık 80.000 çeşit kimyasal kullanıldığı, öte yandan insanların bedenlerinde bulunan kimyasalların sadece bir kaç yüzünün ölçülebildiği belirtiliyor.Bilim adamlarının tahminlerine göre, ister kırsal alanda ister kalabalık metropollerde yaşasın, her insan vücudunda en az 700 kirleticiyle yaşıyor, çünkü bu maddeler toz, hava ve su aracılığıyla yerkürenin her yanına ulaşabiliyor. Bilim adamlarının tahminlerine göre, ister kırsal alanda ister kalabalık metropollerde yaşasın, her insan vücudunda en az 700 kirleticiyle yaşıyor, çünkü bu maddeler toz, hava ve su aracılığıyla yerkürenin her yanına ulaşabiliyor. Biz insanlara ise bu kimyasal çorbanın içinde yüzmek kalıyor….

Biberon kullanan çocuğu olanlar Berceste’nin bu yazısını da mutlaka okumalı. Mutfakta Zen‘de arayarak GDO (genetiği değiştirilmiş organizmalar), Kanola yağı ve diğer önemli konular üzerinde bilgi edinmenizi şayet canınızı ve canlarınızı seviyorsanız öneririm. Alis:

Reklamlar