Skip navigation

Category Archives: his-mantık-umursamazlık-bencillik

Eğer elimde sihirli bir değneğim olsaydı yapacağım ilk iş duygularımla ilgili olurdu. Herkes bir şekilde öyle veya böyle duyu sahibi ama bu kişiden kişiye değişen bir şey. Kiminde çok yoğun, kiminde de yok denecek kadar az. Ben duyuları ağır basan tarafa ait olduğum için bu beni artık çok ama çok yoruyor. Sadece duygularımla hareket ediyorum diyemem yaş gereği de olarak mantıksız hareket etmem, yanlış yapmam mümkün değil. Duygularımızı elle tutup görebilseydik eğer, onlar yaralandığında, tenimizde açılmış bir yaranın gözle görülmesi gibi görülür, belki de o an için sana yardıma koşacak birileri çıkardı. Ama kırılan duygular öyle mi ya, bazen ne kadar yaralandığını saklamak zorunda hissediyor insan… Niçin ? yine karşındaki kırılmasın diye bir salaklıktan. Ağlamak, ağlamak, ağlamak bu hislere birazcık merhem olsa da , maalesef tamir etmeye yaramıyor. Sevgi, saygı, endişe, tasa, kaygı, sevinç, üzüntü… Bunlardan nasibini almayan bi çok insan vardır eminim… ot gibi yaşayan kendinden başka hiç kimseyi düşünmeyen insanlar… İnsanlık erdemleri eksik insanlardan olacağıma, hiç yaşamıyayım dediğinizi duyar gibiyim. Ama böyle duygular içinde kahrolmaktansa, kendinden başkasını düşünmeyen, bana dokunmayan yılan bin yaşasın sözü misali yaşayanlardan olmak daha mı iyi acaba ? Öyle olmanın kısa ve net bir yolu varsa bana bir an önce söyleyinde, sihirli değneği beklemeyeyim.
Reklamlar