Skip navigation

Category Archives: Gezilerden gezi beğen

Hepimiz Türküz, iyiyiz hoşuz da, hiçbirimiz şahane değiliz . Hatta bence medeniyet seviyemiz çok yüksek seviyelerde değil. Bunu herkese maletmiyorum ama, var bir tuhaflık. Geçen hafta kısa bir Karadeniz gezisindeydik. Efendim sis nedeniyle uçuşumuz iptal olduğundan hadi dedik arabayla gidelim. O kadar plan yapmışız, izinlerimizi almışız.4 kafadar atladık gittik. Tabi gecenin bir köründe Trabzon’a giriş yapınca, kalacağımız yeri bulmak oldukça zor oldu.Tarife göre meydandaki Boyner’den sağa dönmemiz gerekiyor ama bulamıyoruz orayı. Gecenin bir körü kimsecikler yok. Neyse bir karakola denk geldik. Polis herhalde bize güleryüz yapar, hemen tarif eder diye. Bu arada da iki evli çiftiz, tipimiz de düzgün. Karakol önünde polisten duyduğumuz ilk laf iyi akşamlar yerine “Ters yöndesiniz” oldu. Ya 34 plaka araba, etrafımıza bakınıp duruyoruz, iyi akşamlar kardeşim bir yer mi arıyorsun diye sormak yerine ilk duyulan laf ters yön olunca biraz sinir olmuyor değil insan. Hem de halka en yardımcı olması gerek mevkidesin. Sonradan yarım yamalak bir tarif yaptı, ama sonra çöp toplayan misafirperver bir adamcağız gerçek bir samimiyetle bize yolu tarif edince rahatlıkla bulduk. İkinci tuhaflık tarihi ve turistik yerlere verdiğimiz önem. Sümela Manastırı’nı gördünüz mü bilmiyorum. Şahane bir manzaraya sahip, insanın aklının almadığı bir yere yapılmış bir manastır.Yer şahane ama restorasyon evlere şenlik. Resmen sıfırdan manastır yapmışlar sanki. Taşlar, çatılar o kadar gıcır ki, hiç bir eskimişlik havası yok. Bizimle birlikte gezen turistler bile ‘Burası eski değil ki’ diyorlardı. Bir de fresklerin içler acısı hali var. Bu manastır zaten çok uzun yıllar sonra korumaya alındığı için, o zamana kadar yağmacıların elinde kalmış. Kalanları da işgüzarlar mahvetmiş. Bütün aziz, melek resimlerinin yüzlerini ve gözlerini oymuşlar. Çok dindarlar ya. Üzerlerine seni seviyorum, yok aşkım, yok böceğim, yok çiçeğim diye yazmışlar. Cehaletin son noktası.Ya nasıl kıydınız o şaheserlere, insan dokunmaya cesaret edemezken…Uzungöl’ün bütün doğallığının canını okuyan istinat duvarlarına söyleyecek sözüm yok. Yemyeşil gölü, baraj gölüne çevirmişler. Yakında kirlilikten geçilmezse hiç şaşırmam. Daha gördüğüm, kınadığım çok ayrıntı var ama yerim yok. Tek söylenecek şey: Biz bu ülkenin kıymetini bilmedikten sonra kim bilsin…
Reklamlar