Skip navigation

Category Archives: çocuk

Biliyorum tığ işi oyuncaklar örmeyi çok seviyorsunuz. Üstelik çok zevkli de … Buradakiler ise şişle örülmüş. Çok tatlılar, çok şekerler . Oyuncakların zengin dünyasına buradan buyurun :

Örgü oyuncak bakınız:

Geçen sabah televizyon açıktı, kanallardan birinde Ebru Şallı programına denk geldim. Ebru’ li Saatler… sabah ben tek gözüm kapalı, ayılma çabalarında o canlı yayında pilates yaptırıyor. Yaza kadar karnınızı dümdüz yapacaz, hadi bakalım bayanlar diyor tahta gibi dümdüz karnıyla… karnıma baktım boğazıma bir şey düğümlendi, ayol bu karın yaza değil, öbür yaza bile dümdüz olmaz ya… Kendimi berbat hissetmeme sağolsun çok yardımcı oldu. Keşke onun gibi mükemmellik takıntım olsaydı dedim içimden, bir iki hareket çabam oldu ama geceliğimle halının üstüne yatamadım :pp, zaten hareketlerde başarılı olmak için bayağı bir çalışmış olmak lazım yani. Neyse pilatesten, milatesten vazgeçtim derken, pilates programından konuklara geçti. Konuklarla da sağlıklı yaşam maşam , dengeli beslenme falan bay geldi ve ben sağlıksız kahvaltımın başına geçtim, ( biraz peynir,bi dilim ekmek,bir fincan çay) ama kendimi berbat hissetmeye devam…neyse dört dörtlük Ebru hanım öğleden sonra Deryalı Günler programının konuğu olarak tekrar karşımızda, ahçının makarnayı pişirmesini bekliyor, acıkmışmış, makarnayı çok rahatlıkla yiyebilirmiş çünküm sabah1 saat pilatesini yapmış, ara öğün meyvasını yemiş, yeşil çayını içmiş o yüzden tamammış yani. Bilmem kaç baskı yapan kitapları, yeni üretmeye başladığı çiçekli çocuksu taçları ( hep kafasında) , pilates hocalığı, yemek uzmanlığı, aşkı kocası, anneliği ve aklıma gelmeyen diğer yaptığı işlerle yurdumuzun Victoria Beckham’ ı olarak dört dörtlük imajıyla evlerimizden çıkmayacağa benzer. Çekememezlik değil benimkisi, doğal bir kadın gibi davranabilse ve birazcık mütevazi olabilse belki severiz biz de yerli Victoria’ mızı…

Çocuk büyütmek için ayrı bir uzmanlık gerekiyor. Üstelik bu işin tek doğrusu da yok. O yüzden çoğu zaman çocuk yetiştirenlerin aynası oluyor. Çocuk yetiştirmenin gözünü parayla doyurmak, ne istiyorsa onu yapmak olarak düşünenler var. İmkanlar o kadar sonsuz ki, çocukların talepleri de o kadar sonsuz oluyor. Anne babalara da bu talepleri karşılamak düşüyor. Bu istekleri karşılamak iyi güzel de, bunları yaparken çocukları hayatın gerçeklerinden uzaklaştırmak tuhafıma gidiyor. Özellikle bir-iki olay duydum da çevreden, yazmadan edemeyeceğim.Okula, çarşıya, spora özel şöförlerle giden çocuklar bu hayatın ne kadar içindeler? Şöförü kazara gelemezse, öğretmeniyle vapura ve otobüse binmek zorunda kalan bir çocuğun, bir daha böyle olmasın, otobüse vapura binmek istemiyorum demesi trajikomik değil mi? Belli ki öğretmen de toplu taşıma araçlarını kullanıyor. Bu çocuk vapura binmenin ne ayrı bir keyif olduğunun neden farkında değil? Son model arabanın deri koltuk kokusu yerine deniz kokusunu içine çeke çeke yolculuk etmek ne demek biliyor mu? Şikayet ettiğine göre bilmiyor demek ki. Ya da trafik yüzünden arabayla en az yarım saat süren bir yolun metroyla 10 dakika sürdüğünün farkında mı? Bilmiyor belli ki. Ya da spordan alması için şöförüne telefon açıp gel, git şeklinde emir kipiyle konuşurken kibar olmak ne demek biliyor mu? Çünkü öğretilmemiş. Daha 15 yaşına gelmemiş el kadar çocukların gerçeklerden bu kadar had safhada uzak olmasının, bu gerçeklerin onlara öğretilmemesinden başka açıklaması olamaz. Zengin olunabilir, olanaklar çok fazla olabilir. Hoş ilkokul çocuklarının şöförü olması bana abartı geliyor. Servis denen bir şey vardır ki, çok eğlencelidir…Her çocuğun servis kültür edinmesi gerekir. Neyse dediğim gibi olanaklar çok olabilir ama bir çocuğu bu ülkenin yüzde 90’ının yaşadığı hayattan bu kadar soyutlamak, emrinde çalışan insanlara da saygısızlık etmeye kadar götürüyor. Çocuklara kendi gibi olmayan insanlara farklı davranmasına neden oluyor. Çocukları, asilzade ve seçme bir ırk gibi yetiştirmeye çalışırken, insanlıktan biraz daha uzaklaştırıyorlar bazıları, anlaşılır gibi değil…