Skip navigation

Category Archives: Bahar geldi

Bahar geldi hoş geldi, hatta yollara bahçelere ve kaldırımlara lale geldi. İstanbul’ da yer gök lale. Hele bir de Sultanahmet’i görün. Güneşli bir günde Sultanahmet’e gitmenizi şiddetle öneriyorum. Böyle bir görüntü yok. Caminin zaten insanı tuhaf bir şekilde etkileyen duruşunu bir kenara bırakın, bir de pırıl pırıl güneşin altında rengarenk lale cümbüşünü seyre dalın. Sadece Sultanahmet mi? Hayır İstanbul’ un her köşesi öyle. İnsana resmen en sinirinin bozuk olduğu halde damardan yaşama sevinci aşılıyor. En büyük merakım bu lalelerin ömrünün ne kadar olacağı. Umarım en azından bir süre daha kalıcı olurlar da biz de biraz daha keyfine varırız. Sözde bahar aylarında olmamıza rağmen güneşin yüzünü göremediğimiz için, güneşli havalarda da lale keyfini sürmek istiyorum ben şahsen. Lale konusundan bağlayaraktan ben size alternatif bir Cumartesi teklifinde bulunayım. Ben yaptım çok güzel oldu. Vapura binin karşıya geçin. Ama özellikle teras kısmında oturacaksınız. Avrupa yakasında otursanız da önce Anadolu’ya geçin, sonra tekrar Avrupa’ya ki vapur keyfiniz eksik kalmasın. Tabi ki mantıksız ama mantık arayan kim zaten. Eminönü iskelesinden verin kendinizi yukarıya doğru, önce Mısır Çarşısı. Tropikal meyvelerden yapılan meyve kurularında almayı unutmayınız. Özellikle papaya, mango ve çilek şiddetle tavsiye edilir. Sonra Mahmutpaşa üzerinden ver elini Kapalıçarşı. Mahmutpaşa’da öyle bir çeyiz piyasası var ki aklınız durur. Bekar girip evlilik kararı verilerek çıkılabilir. Çünkü insanların o heyecanlı alışverişleri insanı resmen içine çekiyor. Düğün heyecanı resmen alışverişlerine yansıyor. Acaba alsam da saklasam mı bile diyebilirsiniz.Ve işte Kapalıçarşı cenneti. Kendi ülkende turist modunda olmak acayip keyifli, hele de satıcılar tarafından İspanyol sanılıyorsanız benim gibi, bayağı matrak da olabiliyor. Alışveriş yapmak bir zorunluluk da değil. Bu gezinin esas amacı oraların hiç değişmeyen, hep aynı kalan enteresan kokusunu turistmişçesine içine çekmek değil mi zaten… Gezin tozun, Kapalıçarşı’ nın hanlarını keşfedin. Ayaküstü birşeyler atıştırıp, biraz daha dolanıp evinize dönün. Vaktiniz kalmışsa ve üşenmezseniz Sultanahmet’ e de gidiverin. Ben kısa zamanda tekrarlamayı düşünüyorum şahsen, meyve kurularım da bitiyor, almak lazım:)
Reklamlar