Skip navigation

Category Archives: al gülüm ver gülüm

Eskiden para mı varmış? Para icat edilmeden önce takas yöntemiyle alışveriş yapılırmış. İnsan bazen düşünüyor, para icat oldu da mertlik mi bozuldu diye. Belki sadece takas yolu kullanılsaydı, herkes belli bir limitte kalırdı da, zenginle fakir arasında o kadar derin uçurumlar olmazdı. Kimbilir…Geçenlerde bir kitap okudum da aklıma geldi bu konu. Kitaptaki hikayelerin temelini oluşturan bir büyü dükkanı vardı. İnsanlar orada ancak takas yoluyla alışveriş yapıyorlardı. Ama alışveriş de o bildiğimiz alışveriş değil. Bir kere bu dükkanda herşey var. Herşey ama aklınıza gelebilecek herşey. Maddi manevi herşeyi isteyebilirsiniz. Fakat bunun karşılığında da bir şey vermeniz gerekiyor ve dükkan sahibiyle pazarlığa oturuyorsunuz. Ama dükkandan alınan şey karşılığında müşterinin ne vereceğini dükkan sahibi belirliyor. Kitabı okuyunca gördüm ki, insanlar nelerin karşılığında neleri feda edebilecek duruma geliyorlar. Amaçlarına ulaşmak uğruna nelerden vazgeçebiliyorlar. Örneğin biri geliyor, hırs istiyor ama bunun karşılığında huzurunu vermeye razı. Kimi de geliyor hayatının aşkını istiyor, ama tutkumu alabilirsiniz, ne önemi var ki diyor. Aslında derdi sevmekten çok sevilmek, sevilmek, daha da çok sevilmek. Biri geliyor mesela, geçmişimde hiç mutlu değildim, mutluluk istiyorum diyor, ama buna karşılık tüm geçmişini ve yaşadıklarını bir çırpıda feda etmeye hazır. Fakat pazarlığa oturunca, iş geçmişini feda etmeye gelince bir an duraksıyor, bir anda aslında geçmişte ne kadar mutlu anlar yaşadığını anımsıyor ve alışverişten vazgeçiyor. Zaten eninde sonunda dükkan sahibi kazanıyor pazarlığı, hiçbir şey için hiçbirşeyden vazgeçemeye değmeyeceğini anlayarak terkediyor müşteriler dükkanı. Eee dükkan sahibi işini bilen insan. Zaten ödenecek bedelleri kendisinin belirlemesinin ve pazarlığa oturmasının nedeni de bu. İnsanların anlık ve sonucunun ne olacağını bilmeden şiddetle arzuladıkları isteklerinin aslında nelere mal olabileceğini göstermek için var o dükkan aslında. Sıkı pazarlık sonucu müşteriler yola geliyor…Bir de bir adam vardı, geçmişindeki tüm hataları silmek istiyordu ki bu hataları bir daha tekrarlamayacaktı. Fakat dükkan sahibi bunun karşılığında adamdan belleğini istedi. Büyü dükkanı psikolojide kullanılan bir yöntemmiş zaten. Büyü Dükkanı, psikodramanın en popüler tekniklerinden biri olarak, bu dükkan mucizelerin gerçekleştiği bir mekanı temsil ediyormuş ve orada, hayattan istenilen her şey alınabildiği gibi, istenmeyen şeylerden kurtulmak da mümkün olabiliyormuş.Yani büyü dükkanı işin içinden çıkamayan insanların bir mucize peşine koştukları bir yer sadece.Kitabı okuduktan sonra şöyle bir düşündüm, karşılığında bir şeyler feda etmeyi göze alacak kadar istediğim bir şey var mı diye. Aklıma bir kaç şey geldi. Sonra bu isteğim karşılığında dükkan sahibi benden ne isterdi diye kendimi dükkan sahibinin yerine koydum. Benden isteyeceği bedelleri ödemek istemeyeceğimi farkettim. Aman zaten ben hiç ticaret adamı değilim, bir şey elde edeceğim diye başka şeyden feragat da edemem, o dükkan buralarda da pek iş yapmaz, hiç açılmasın.
Reklamlar